Kont Victor Lustig
Dolandırıcılar Kralı

1920′ li yılların başlarında Amerika’ da bugün “Kükreyen Yirmiler” ya da “Jazz Devri” olarak anılan bir dönem başlamış, insanlar I. Dünya Savaşı’ nın bitişi, feminizm gibi fikirlerin yayılması ve Jazz müziğin yükselişi gibi nedenlerle eğlenmeye ve ışıltılı ve rahat bir hayata alışmışlardı.

İşte tam o dönemlerde Avrupa’ dan gelen, dolandırdıkları kişiye “enayi” demek yerine “hedef” demeyi tercih eden, silah kullanmayan, jilet gibi giyinen ve tam bir centilmen gibi davranan dolandırıcılar, Amerika’ da boy göstermeye başlamıştı ve bu dolandırıcılar tarihin yazdıkları arasında belki de en iyileriydi. (Charles Ponzi güzel bir örnek)

Bu dolandırıcıların arasında öyle biri vardı ki, onu yakalamaya çalışan bir Gizli Servis ajanı, notlarında ondan “Onu yakalamak, sigara dumanını yakalamaya çalışmak kadar zor ve adamın öyle bir cazibesi var ki tam anlamıyla genç kızların rüyası dediklerinden biri” diye bahsedecek, başka bir ajan ise “şüphesiz o herif suç dünyasının zirvesinde, o kadar iyi ki, daha önce kanunu bile dolandıran bir adamla hiç karşılaşmamıştım” diyecekti.

Bugünlerde daha çok “Eyfel Kulesi’ni iki kez satan adam” olarak tanınsa da, Victor Lustig aksansız şekilde konuşabildiği yabancı diller, giyinişi, kuralları ve kadınlar üzerindeki etkisi nedeniyle kelimenin tam anlamıyla o günlerin “James Bond” uydu ve bize göre de kayıtlı tarihin en zeki dolandırıcılarından biriydi.

İlk yılları

Lustig 45 ten fazla sahte kimlik ve onlarca sahte pasaport kullanıyordu.

Victor Lustig’ in çocukluğu ve ebevevynleri hakkında ne yazık ki çok bilgi yok. Aslında var, fakat Lustig’ in hapishane kayıtlarında dahi sahte isimler ve hikayeler kullandığından, gerçek ismi dahi bilinmiyor!

İlk tutuklanışında 4 Haziran 1890’ da bügünki Çek Cumhuriyeti sınırları içerisinde doğduğunu ve babasının küçük bir kasabanın belediye başkanı olduğunu söylemiş Lustig. Yakın zamanda ortaya çıkan kayıtlarda ise anne ve babasının çok fakir köylüler olduğunu ve hayatta kalmak için hırsızlık yaptığını anlatmış. Ünlü Alcatraz hapishanesi kayıtlarında ismi Robert V. Miller olarak görünse de, daha sonraları bunun da kullandığı takma isimlerden biri olduğu biliniyor. 

FBI daki parmak izi belgesi, kullandığı takma isimler kayıt edilmiş.

Babasının belediye başkanı olması daha muhtemel çünkü üniversite eğitimi için Paris’ e gittiği ve orada yaşadığı biliniyor. O yıllarda başka bir şehirde üniversite eğitimi alabilmek için ortalamanın üzerinde bir gelire sahip ebeveynleri olması gerekliydi.

Victor Lustig üniversite için gittiği Paris’ te, okula hiç uğramamış, daha 19 yaşında bir gençken neredeyse tüm kart numaralarında ustalaşmış ve ileride yapacağı büyük işlerin temellerini burada atmıştı. 

Bu yıllarda Amerika’dan yola çıkan ve Fransa’ da demirleyen transatlantik gemilerinin first-class yolcularını hedef alarak ilk büyük işlerine başlayan Lustig, üniversiteye  gitmesede, babasının onu üniversitede sandığı bu yıllarda 3 farklı dili aksansız bir şekilde konuşmayı öğrenmiş(toplamda 5 dil biliyor), pek çok dolandırıcılık yöntemiyle onlarca insanı dolandırmış, hatta yeni yöntemler icat etmişti. 

Amerika’ya Geçiş

I. Dünya Savaşı’ nın başlamasıyla birlikte yeni bir pazar arayan Lustig, bu dönemde kendini Kont Victor Lustig olarak tanıtmaya başlamış ve Amerika’ ya geçmeye karar vermişti. 

Amerika’ ya geldikten kısa süre sonra Robert Duval ismi ile bir bankaya girerek elindeki 22 bin dolarlık bonoları teminat gösterip 10 bin dolar kredi çekmek isteyen Lustig, hızlıca zarfları değiştirerek bankadan para ve bonolarla birlikte kaçacak, hakkında arama kararı çıkartılacak ve Kansas’ ta yakalanacaktı. Yakalandığında ise polisleri böyle bir iş yapmadığına ve yanlış adamı yakaladıklarına ikna ederek salıverilecekti.

Amerika’ da sahte para basımı (kalpazanlık) işine de bulaşan Lustig, burada zengin insanlara iş fırsatları sunup onlarca kişiyi dolandırmaya devam etti. Ancak yaptığı işler nedeniyle ismi duyulmaya ve emniyet güçlerinin dikkatini üstüne çekmeye başlamıştı.

Sahibinden Satılık Eyfel Kulesi!

en zeki dolandırıcı victor lustig eyfel kulesi

Victor Lustig Amerika’ da yaptığı işlerden neredeyse Amerika’ nın her şehrindeki dedektifler tarafından tanınıyor ve kendisini “Yaralı” deniyordu. Üniversite yıllarında bir kıkıskanç bir sevgili tarafından sol elmacık kemiğinde oluşan bir yara nedeniyle polisler onu bu şekilde adlandırsalar da, yıllar sonra Gizli Servis Ajanları ona “Dolandırıcılar Kralı” adını verecekti.

1925 te Avrupa’ ya geri dönmeye karar verdi ve eski oyun alanı olan Paris’ e yerleşti. O yıllarda insanlar ünlü Eiffel Kulesi’ nin ekonomik yükü nedeniyle sürekli şikayetçi oluyor ve protesto gösterileri düzenleyip yıkılmasını istiyorlardı.

1889 yılında yapılan Eyfel Kulesi aslında, aynı yıl yapılacak olan Paris Fuarı’nın giriş kapısı olarak tasarlanmıştı ve daha yapıldığı dönemde dahi Paris’i çirkinleştireceği gerekçesiyle insanlar bu kuleyi istemiyorlardı.

Yapımı aşamasında daha sonra söküleceği ve başka bir yere taşınacağı söylense de, bildiğiniz gibi kule hala aynı yerde durmakta. Her yıl 60 ton boyanın Eyfel Kulesi için harcandığını ve aydınlatması için kullanılan ampüllerin küçük bir köyü aydınlatmaya yetecek kadar elektrik harcadığını söylersek insanların çok da haksız olmadıklarını anlayabilirsiniz.

eyfel dolandırıcı paris reklam
1925′ ten bir görüntü, kulenin masraflarını karşılamak adına reklam veriliyordu

İşte Lustig Paris’ e geldiği sırada gazeteler Eyfel Kulesi’nin yıkılmasını isteyen haberler, sokaklar ise protesto gösterileri ile doluydu. 20 yıl sergileneceği sonra söküleceği söylenen kule hala yıkılmamıştı ve çok fazla maliyeti vardı. Üstelik artık paslanmaya başlamıştı ve gerçekten çirkin bir görüntüsü vardı.

Lustig Paris’te gazetelerdeki haberleri okur okumaz plan yaptı ve Eyfel Kulesi’ ni satmayı denemeye karar verdi. Ülkedeki hurda metal işi yapan tüm iş adamlarının listesini yaparak, “Posta ve Telgraf Bakanlığı Müdür Yardımcısı”ünvanını kullanarak, seçtiği beş iş adamına mektuplar gönderdi ve onlarla buluşmak istediğini anlattı.

Güzel bir limuzin kiralayarak onları Eyfel Kulesi ettrafında güzel bir tura çıkardıktan sonra, onlara gerek mühendislik hataları, gerek bakım maliyetleri gerekse politik sorunlardan dolayı kulenin yıkılacağını ve ihale yapılacağını söyledi. Ancak bu işin gizli tutulması gerektiğini, halkın zaten protestolar düzenlendiğini belirten Lustig, içlerinden Andre Poisson’ u hedef olarak belirledi ve , kendisini rüşvet verdiği taktirde ihaleyi Andre Poisson’ un kazanacağını garanti etti.

Andre Poisson neredeyse her dolandırılan insan gibi açgözlüydü, ve hurda işinde henüz yeni yeni büyüyordu. Rekabet ettiği çok insan vardı ve eğer Eyfel Kulesi işini aldığı duyulursa, bu onun önünü açacak, bir bakıma hurda işinde bir numara olacaktı.

Lustig’ e ihaleyi kazanmak için tam 70 bin dolar (enflasyon hesaplandığında bugünün 2 milyon doları) rüşvet veren Andre Poisson, dolandırıldığını anladığında utancından polise dahi gidemeyecek ve Lustig bu sırada Avusturya’ ya kaçmış olacaktı.

Eyfel’in tekrar satışı

Andre Poisson’ u dolandırdığından, polisin peşinde olduğunu düşünerek Avusturya’ ya kaçsan Lustig. Sadece bir kaç ay sonra kimsenin peşinde olmadığını anlayıp Paris’ e geri döndü. Andre Poisson utancından onu şikayet edememiş, belki de rüşvet verdiği ve kendi de suçlu olduğundan polise gidememişti.

otel dolandırıcı paris lustig
Paris’ in en lüks otellerinden biri olan Crillon

Victor aranmadığını ve kimsenin yöntemini bilmediğinden emin olduktan sonra Paris’ in en lüks otellerinden biri olan Crillon Otel’ de oda tutup toplantılar düzenlemeye ve davet ettiği iş adamlarına yine aynı oyunu oynamaya devam etti.

Bu oyunu bir kaç tekrarladığı söylense de tam olarak kaç kez olduğu bilinmemekte. Tek bilinen, Paris’ e döndükten bir süre sonra düzenlediği toplantılardan birinde Eyfel Kulesi’ ni sattığı iş adamlarından birinin onu polise bildirdiği ve Lustig’ in Amerika’ ya kaçtığı.

Amerika’ ya dönüş ve Ünlü Para Kutusu

victor lustig para kutusu

Paris’ten ayrılıp Amerika’ ya giden Lustig, efsane olmasına vesile olan yöntemlerden biri olan ünlü para kutusu yöntemini uygulamaya başladı. Her zamanki gibi lüks otellerde takılan ve genelde hedeflerini buralarda ağırlayan Lustig, elinde tahtadan yapılmış bir kutuyla odaya giriyor, elindeki kutunun dünyadaki tek para kopyalama makinesi olduğunu söylüyordu.

Kutunun içerisinde radyum bulunduğunu, radyum kullanarak 100 dolarlık banknotları kopyaladığını ve sahte ile gerçeğini hiçkimsenin hatta bankacıların dahi anlayamayacağını iddaa ediyor ve insanların gözleri önünde makineyi çalıştırıp sahte ile gerçeği ayırt etmelerini istiyordu.

Makine gerçekten çalışıyordu! Sahte ile gerçek parayı kimse ayırt edemiyor, aynen Lustig’ in söylediği gibi “para kutusu” gerçekten kopyalama işlemini mükemmel yapıyordu. Tabi her makine gibi onun da bir kusuru vardı. Kopyalama işlemi tam 6 saat sürüyordu.

Aslında her altı saatte bir 100 dolar kazanmak o zaman için çok iyi bir miktardı ancak Lustig acil paraya ihtiyacı olduğunu ve kopyalama işini bekleyemeyecek kadar acelesini olduğunu söyleyerek makineyi satmaya çalışıyordu.

Tabi gerçekte makine kopyalama falan yapmıyordu, Lustig kutunun içerisine önceden bir kaç yüz dolarlık banknot bırakıyor, ve kutu sadece önceden koyulan bu banknotları 6 saatte bir dışarı atıyordu. Banknotlar bittikten sonra aradan 24 ya da daha fazla saat geçtiğinden, Lustig çoktan uzaklaşmış ve başka kurbanları aramaya koyulmuş oluyordu.

Lustig bu “para kutusu” nu inanması zor olsa da defalarca, 10 ile 100 bin dolar arası fiyatlara satmayı başarmıştı.

Mafya Babası Al Capone

Ünlü Mafya Babası al capone
Al Capone

Lustig’ in yolu ünlü İtalyan Mafya Babası Al Capone ile de kesişti. Al Capone’ u dolandırmak için çok karlı bir iş fırsatı olduğunu ve ona 50 bin dolar vermesi karşılığında 3 ay sonra parasını en az üçe katlayacağını söylemiş, ve Al Capone ikna olarak Lustig’ e bu parayı vermişti.

Lustig, Al Capone’ dan aldığı paraya hiç dokunmayacak, onu bir bankada muhafa edecek ve üç ay sonra geri gelip, “Üzgünüm, ben yatırım yaptım fakat tüm paranızı kaybettim, ancak dürüst bir adam olduğumdan kendi cebimden sizin verdiğiniz 50 bin doları geri ödemek istiyorum” diyecek ve ünlü Mafya Babası Al Capone, Lustig’ in dürüstlüğünden etkilenip, ona 5 bin dolar hediye edecekti.

Daha sonra ona bu konuyu sorduklarında “Onu dolandırmak istemedim, tek istediğim güvenini kazanmaktı ve bunu başardım diyecekti.” O yıllarda Şikago ve bir kaç şehirde Al Capone o kadar yükselişteydi ki elinde hakimler, savcılar, karakollar ve medya kuruluşları gibi yerleri bulunduran bu adamın güvenini kazanmak istemesi aslında çok da mantıklıydı.

Kalpazanlık ve Yakalanış

Victor Lustig 1930′ lu yıllarda Nebraska’ ya geçerek bir kimyager olan Tom Shaw’ la tanışmış ve büyük bir sahte para operasyonuna başlamıştı. Aylık 100 bin dolar gibi büyük miktarlarda (günümüz 1.5 milyon doları) sahte para piyasaya sürmüş ve bunları ne taşıdığını dahi bilmeyen kuryelerle Amerika’ nın her yerine göndemeye başlamıştı.

kalpazanlık
Lustig’ in bastığı düşünülen paralardan biri

Tabi bu kadar miktarlarda paranın piyasaya sürülmesi nedeniyle emniyet güçleri bu gizemli adamın peşine düşmüş ve sonunda parayı piyasaya süren kişinin meşhur “Yaralı” olduğunu tespit etmişlerdi. Tabi artık Gizli Servis Ajanları ona “Yaralı” değil, “Dolandırıcılar Kralı” adını vermişti ve sürdüğü sahte paralar piyasada “Lustig Doları” olarak anılmaya başlamıştı.

5 yıl boyunca onu arasalar da izini bulamayan Gizli Servis Ajanları, 1935 yılında Victor Lustig’ in New York ta olduğunu söyleyen ve ismini vermek istemeyen biri tarafından arandıklarında hemen söylenen adrese doğru harekete geçtiler. Arayan kişi, Lustig’ in sevgili olan Billy May’ di ve Lustig’ in başka biri ile ilişkisi olduğunu öğrenerek öfkelenmiş ve kıskanarak onu ihbar etmeye karar vermişti.

Lustig New York’ ta kalpazanlık suçu ile tutuklanacak ve yakalandıktan kısa süre sonra yerini itiraf ettiği metro istasyonundaki kilitli bir dolaptan 51 bin dolar sahte para ile birlikte sahte para plakaları ve basım için kullanılan mürekkepler ele geçirilecekti.

Hapisten Kaçışı

Gizli Servis Ajanları onu yakaladıklarında, ajanlardan biri “Kont, şüphesiz bildiğim gelmiş geçmiş en iyi dolandırıcı sensin” diyecekti. Bunu demesinin nedeni sadece Lustig’ in yaptığı dolandırıcıklar değildi.

Lustig daha önce en az 40 kez daha polis tarafından yakalanmış, ancak ya polisi yanlış yaptıklarını inandırarak serbest kalmış ya da mahkemesini beklerken defalarca hapishaneden kaçmıştı.

Her ne kadar Eyfel Kulesi hikayesi ve para kutusu ile daha çok tanınsa da aslında Lustig tam bir kaçış ustasıydı. Indiana da bulunan ve kimsenin kaçamayacağı söylenen bir hapishaneden de kaçmayı başaracak, bir kaç yıl sonra aynı hapishaneden bir numaralı halk düşmanı edilen ünlü banka soyguncusu John Dillinger da tahtadan yaptığı ve ayakkabı boyası ile siyaha boyadığı sahte bir silahla kaçacaktı.

kont victor lustig gazete haberi
Kont hapishaneden uçtu başlıklı gazete yazıları

New York’ ta yakalanan ve Manhattan Cezaevinde mahkeme gününün gelmesini bekleyen Kont, haliyle sadece beklemedi ve asla kimsenin kaçamayacağı söylenen bu yerden de kaçmayı başardı. Aynı filmlerde görebileceğiniz gibi yatak çarşaflarına uç uca bağlayıp penceredenn aşağı inen ancak gardiyanlar tarafından farkedilen Lustig, gardiyanları camları temizleyen bir işçi olduğuna inandırmıştı!

Son Yılları

lustig yakalanıyor ajanlar
Gizli Servis Ajanları ile birlikte

Kaçılması imkansız denen yerlerden kaçmayı başarsa da, artık ülkedeki neredeyse her emniyet görevlisi onu aradığından çok fazla uzaklaşamadı ve sadece bir ay sonra Pittsburgh’ ta yakalandı.

Yakalandıktan sonra fazla bekletilmeden hemen yargılandı ve hala bir çok insanın ismini hatırlayabileceği ünlü Alcatraz hapishanesine gönderildi. 20 yıl ceza alan Lustig, ne yazık ki buradan kaçmayı başaramadı ve 31 Ağustos 1949 da’ zatüre nedeniyle hayata veda etti.

Tarihin gördüğü en renkli insanlardan biri olan Lustig’ in hayatı hakkında bir çok kitap yazılsa da, 45 ten fazla sahte isimle Amerika’ nın her yerinde dolandırıcılık yapan ve onlarca farklı sahte pasaporta sahip bu adam hakkında gün geçtikte yeni şeyler öğrenmeye devam ediyoruz.

Hapishane kayıtlarında dahi sahte isimler kullanan, eline hiç silah almadığı söylenen, bugün bile hala yaptığı işler tam olarak ortaya çıkarılamamış, bu 1,70 boyunda ve 63 kiloluk adam, bize göre de gerçekten Dolandırıcılar Kralı ydı.

Buraya tıklayarak Victor Lustig’ in yazdığı söylenen “Dolandırıcıların için 10 Emir” isimli yazıyı okuyabilirsiniz.

Paylaş!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir